Hipofiz Adenomu: Belirtileri ve Güncel Tedavi Yöntemleri
Hipofiz Adenomu Nedir?
Beynin tabanındaki "hipofiz bezi" hücrelerinden kaynaklanan bu beyin tümörü, tıpta "hipofiz adenomu" olarak adlandırılır. Söz konusu bez, vücudun tüm hormon dengesini (tiroid, büyüme, üreme) yönetir. Tümör ise neredeyse her zaman iyi huyludur (kanser değildir). Tümör, beynin merkezinde her iki göz sinirinin birleştiği bölgenin (optik kiazma) hemen altında yer alır. Bu bölge, sella turcica (Türk eğeri) adı verilen kemik yuvanın içindedir ve tümör orada büyür.
Adenomlar yavaş büyüme eğilimindedir. Bu nedenle hekim tümörü boyutuna göre sınıflandırır. 1 cm'den küçük olanlara mikroadenom der, 1 cm'den büyük olanlara ise makroadenom adını verir. Ayrıca makroadenomlar büyüdükçe görme sinirlerine baskı yapar ve görme kaybına yol açar. Bazı adenomlar ise kana kontrolsüz hormon salgılayarak vücut metabolizmasını bozar.
Hipofiz Adenomu Belirtileri Nelerdir?
Hipofiz adenomu belirtileri iki ana mekanizmadan kaynaklanır. Tümör hormon dengesini bozar (endokrinolojik belirtiler). Ayrıca büyüyerek çevre beyin dokularına mekanik baskı da yapar (nörolojik belirtiler). Klinik olarak hastaların en sık yaşadığı şikayetler şunlardır:
- Görme Alanı Kaybı: Tümör yukarı doğru büyüyüp optik sinire baskı yaptığında, özellikle her iki gözün dış yan kısımlarını (periferik vizyon) görememe durumu (bitemporal hemianopsi) oluşur.
- Baş Ağrısı: Hipofiz bezi etrafındaki zarların gerilmesi sonucu, özellikle alın ve göz arkasında yoğunlaşan, ağrı kesicilere dirençli baş ağrıları görülür.
- Adet Düzensizliği ve Göğüsten Süt Gelmesi: Prolaktin hormonu salgılayan tümörlerde (prolaktinoma), kadınlarda adet kesilmesi, hamile olunmamasına rağmen göğüsten süt gelmesi (galaktore) ve kısırlık görülür. Erkeklerde ise cinsel isteksizlik ve sertleşme sorunu ortaya çıkar.
- Fiziksel Değişimler (Akromegali / Cushing): Büyüme hormonu salgılayan tümörler ellerde, ayaklarda ve çenede aşırı büyümeye (akromegali) yol açarken; kortizol salgılayan tümörler yüzde yuvarlaklaşma, gövdede aşırı kilo alımı ve hipertansiyona (Cushing hastalığı) neden olur.
Hormon Salgılayan ve Salgılamayan Hipofiz Adenomları Arasındaki Farklar
Hekim, hipofiz adenomlarını hormon üretip üretmemelerine göre iki ana gruba ayırır. Çünkü bu ayrım, hastaya uygulanacak tedavinin (ilaç veya cerrahi) yönünü doğrudan belirler.
| Özellik | Fonksiyonel (Hormon Salgılayan) Adenomlar | Non-Fonksiyonel (Hormon Salgılamayan) Adenomlar |
|---|---|---|
| Hastalık Mekanizması | Kana aşırı miktarda hormon (prolaktin, büyüme hormonu vb.) salgılar. | Hormon üretmez, sadece fiziksel bir kitle olarak büyür. |
| Ortaya Çıkış Şekli | Tümör çok küçükken (mikroadenom) bile hormon bozukluğuyla belirti verir. | Sinsi büyür, ancak 1-2 cm'yi aşıp görme sinirine bası yaptığında (makroadenom) belirti verir. |
| Birincil Tedavi Yaklaşımı | Prolaktinomalarda ilk tedavi ilaçtır; diğerlerinde hekim cerrahiyi önceliklendirir. | İlaçla küçülmez. Birincil ve tek kesin tedavi cerrahi olarak çıkarılmasıdır. |
Hipofiz Adenomu Güncel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Hipofiz adenomlarının tedavisinde hekim, hastanın hormon değerlerini, tümörün büyüklüğünü ve göz sinirlerine olan temasını değerlendirir. Ardından endokrinoloji, nöroşirürji ve nöro-oftalmoloji uzmanlarıyla birlikte ortak bir karar alır.
1. Medikal İlaç Tedavisi (Sadece Prolaktinomalar İçin)
Eğer tümör sadece prolaktin hormonu salgılıyorsa (prolaktinoma), hekim cerrahiyi değil ilacı (dopamin agonistleri) tercih eder. Çünkü bu ilaç ilk tedavi seçeneğidir. Çoğu hastada bu ilaçlar hormon seviyesini normale düşürür ve tümörü hızlıca küçültür. Hekim cerrahiyi sadece ilaca dirençli veya ilacı tolere edemeyen prolaktinoma hastalarına uygular.
2. Endoskopik Transsfenoidal Cerrahi (Kapalı Hipofiz Ameliyatı)
Prolaktinoma dışındaki hormon salgılayan tümörlerin altın standart tedavisi kapalı endoskopik cerrahidir. Bu yöntem, görme sinirine baskı yapan hormon salgılamayan makroadenomlar için de geçerlidir. Cerrah, kafatasında hiçbir kesi yapmadan özel bir endoskop (kamera) ve mikro aletlerle burun deliklerinden girer. Böylece beynin tabanındaki tümöre ulaşır ve tümörü sinirlerden sıyırarak çıkarır. Hastalar genellikle ameliyattan 1 veya 2 gün sonra taburcu olur.
3. Cerrahi Sonrası Kalıntılar İçin Alternatif Yöntemler
Bazı vakalarda tümör, beyni besleyen şahdamar (karotis) veya göz siniri gibi hayati yapılara aşırı yapışık olur. Bu durumda cerrah, hastanın güvenliğini önceliklendirir ve milimetrik bir kalıntıyı bilerek yerinde bırakır. Tıp literatürüne göre böyle küçük kalıntılar için stereotaktik radyocerrahi bir seçenektir. Bu yöntem, Gamma Knife gibi tek seanslık noktasal ışın tedavilerini kapsar. Böylece kalıntının büyümesini durdurur. Bu nedenle ileri radyoterapi ihtiyacı doğduğunda hekim, hastayı ilgili merkezlere yönlendirir. Ayrıca süreci birlikte takip eder.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Hipofiz adenomu şüphesi olan bir hastada süreç, hormon seviyelerini ölçen kan tahlilleriyle başlar. Ardından ilaçlı hipofiz MR görüntülemesi yapılır. Görme kaybı şüphesi varsa hekim ayrıca görme alanı testi de ister. Böylece elde edilen bulgular, doğru tedavi planının temelini oluşturur. Görüntüleme yöntemleri hakkında daha fazla bilgi için ilaçlı MR ve PET taraması yazımızı inceleyebilirsiniz. İlk değerlendirme süreci için ise ilk muayene sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Ayrıca hastalar ameliyat sonrası iyileşme aşamalarını merak eder. Bu konuda taburculuk sayfamız yol gösterici olur. Dolayısıyla hasta ve ailesi, tanıdan tedaviye kadar her aşamada ayrıntılı bilgiye erişir.

